GÜNCEL:
İlker BARLI

İlker BARLI

Güçlü Türkiye’yi Sindiremiyorlar

Seçimlerin bitmesinin ardından yeni sistem ve kabinenin belirlenmesi ile piyasalara bir güven ortamı hakim olmuştu. İş dünyasının ortak beklentisi oluşan bu güven ortamı ile birlikte ticaretin canlanmasına yönelik ekonomik hamlelerin vakit kaybetmeksizin atılması yönündeydi. Seçimlerin hemen öncesinde uygulamaya konulan vergi ve SGK yapılandırmalarında son tarih 31 Temmuz olarak açıklanmıştı. Ancak vatandaşlardan gelen yoğun talep neticesinde bu süre 27 Ağustos’a uzatıldı. Son olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 46 milyar lira bütçeli 400 projenin 100 günde hayata geçirileceğini açıkladı.

Tüm bu olumlu gelişmelerin yanında döviz kurlarında yükselişin devam ediyor olması yatırım yapacakları biraz daha beklemeye zorluyor. Konut sektöründe yükselen faizler nedeni ile satışlar neredeyse durma noktasına geldi. Yaz ayları bitmeden bir an önce faiz oranları düşürülmeli ve piyasalar canlandırılmalı. Hükümetin 100 günlük eylem planına ilave olarak ticareti canlandıracak yapısal reformları hızlandırması gerekiyor. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre mobilya sektörü 2018 yılının ilk 6 ayında %5,8 küçülmüş durumda. Kayseri için en hayati sektör olan mobilya sektöründeki bu küçülme doğal olarak şehrin geneline sirayet edecektir. Mobilyacı iş adamları tıpkı geçen yıl olduğu gibi bu yılda KDV indirimi uygulanmasını acil olarak talep ediyorlar.

Dış güçlerin büyüyen Türkiye’yi sindiremediği her fırsatta farklı farklı şekilde ortaya çıkıyor. Son olarak Amerika Birleşik Devletleri, ABD’li pastör Andrew Brunson’ın serbest bırakılmamasında payları olduğu gerekçesiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yaptırım kararı aldı. Amerika’nın bu yaptırım kararı sonrasında AK Parti, MHP, CHP ve İYİ Parti “ABD’ye karşı her türlü adıma desteğimiz tam” açıklaması yaptı. Birbirlerine karşı her türlü platformda eleştiriler getiren partilerimizin böylesi kritik bir karar sonrasında ortak tutum almaları güçlü Türkiye için son derece sevindirici. Bundan sonra da meclisimizde partilerimizin ulusal meselelerimiz hususunda böyle ortak tavır almaları dış güçlerin Türkiye üzerinde oynamaya çalıştıkları oyunları bertaraf edecektir. İçerde birlik beraber sağlandıkça hükümette hem ekonomi için hem de ülke için gerekli çalışmaları zorlanmadan yapacaktır.

Son olarak iş adamlarımıza ve vatandaşlarımıza Türkiye’yi yüksek döviz kurları ile diz çöktürmeye çalışan dış mihrapların oyununa gelmemeleri konusunda uyarmak istiyorum. İhracatçı firmalarımız dışında yurt içindeki her türlü mal ve hizmet alımında Türk Lirasını kullanalım ki ülkemiz parası değerlensin. Bu bir mali seferberlik durumudur. Önce ben davasından önce memleket davasına geçtiğimiz zaman kazanırız. Geçmişte de ‘biz’ olduğumuz da kazandık, bugünde ‘biz’ olduğumuzda kazanacağız…

Bu köşe yazısı 2365 kez okundu