GÜNCEL:
Ali ÖZCAN

Ali ÖZCAN

Kayseri’de Güzel Şeyler Oluyor

Son dönemlerde gerek siyaseten gerekse ekonomi boyutundan dolayı zor günler geçiren Kayseri’miz toparlama sürecine girmiş görünüyor. Özlenen ve beklenen birlik beraberlik için bazı kurum ve kuruluşlarımız taşın altına elini koyma cesareti gösteriyor ve özverili çalışmalar yapılıyor. Son dönemlerde şehrimiz sanayisi, ekonomisi ve tanıtımı için koltukta oturan değil de saha da koşturan kurum ve kuruluşlarımızı görüyoruz.  Bunların arasında bir kurumumuz var ki son dönemlerin en aktif ve gerçekçi politikalarıyla ülke genelinde ses getirecek önerilerle Kayseri markasını ön plana çıkartıyor. Yazının burasına kadar gelen herkes nereye bağlayacağımı tahmin etmiştir. Tabi ki Kayseri Sanayi Odası Yönetimi ve Kıymetli Başkanımızdan bahsediyorum. Kayseri Sanayi Odası Başkanımız Mehmet Büyüksimitci, yerli otomobilin Kayseri gibi bir şehirde üretilmesinin gelişmişlik derecesini artıracağını, üretimleri bir bölgede toplayarak risk alınmaması gerektiğini belirterek farkındalık konusunda diğer adaylara göre kamuoyunda ön plana çıkartmıştır şehrimizi.

 KAYSO olarak yerli otomobil ile ilgili TOBB’a iletmek üzere bir çalışma yaptıklarını anlatan Büyüksimitci başkanımızın açıklamasının satır araları gayet önem arz ediyor.  İsterseniz bir göz atalım başkanımız ne demişti?

“Biliyorsunuz, sayın Cumhurbaşkanı'mız yerli otomobil üretilmesi işini TOBB Başkanı'mıza söyledi. Başkan'ımız da derhal kabul ederek, 'biz bu işi yaparız' dedi. Biz de bunun yapılacağına inanıyoruz ama bunun yatırım yeri Kayseri olmalı. Anadolu’da bir yer olması çok önemli. Biz Kayseri olarak yerli otomobilin Kayseri’de üretilebileceğine inanıyoruz. Marmara Bölgesi'nde altyapı olduğu yönünde birtakım söylemler var ancak biraz dünyayı araştırdığınızda modern otomobil üretimlerinin illaki limanda olmadığını, altyapının tek bir şehirde hatta tek bir ülkede toplanmadığını görürsünüz. Kayseri gibi bir şehirde bu üretim yapılırsa, buraların gelişmişlik derecesini inanılmaz artıracaktır. Üretimleri bir bölgede toplayarak risk alınmaması gerekiyor. Sanayimizin, finans kaynaklarımızın yüzde 60’ı Marmara Bölgesi'ndeyse, bunun her türlü riskini hesap etmeliyiz. Allah korusun son günlerde devamlı bir sallantı, devamlı bir deprem riski var. Marmara da çok büyük bir fay hattının üzerinde. Bunun yanında savaş gibi başka unsurlar var. Bu kadar büyük bir risk alınmamalı. Bu tür stratejik yatırımlar ülke geneline yayılmalı. Gelişmişlik anlamında da risklerin dağılımı anlamında bu çok önemli."

Maalesef Kayseri olarak uzun zamandır birliktelik konusunda ciddi sıkıntılar yaşamaktayız. Bunun başlıca sebeplerinden birisi ise benim derneğim hepsinden iyi, benim vakfım şöyle güzel derken kayserimiz kümelendi kendi etrafında küçücük kuruluşlara dönüştü. Belediye başkanından tutunda kurum müdürlerine, oda başkanlarına kadar benim bizim adamımız olayına dönüştü. Son dönemlerde gözle görülür, kulakla duyulur, elle hissedilir bir şekilde bu kabuğu kırmaya başladık. Kayserimiz adına özlenen birliktelik yakındır kanaatindeyim.  Gelecek iyi gelecek… 

Bu köşe yazısı 1970 kez okundu