GÜNCEL:
 Ahmet COŞKUN

Ahmet COŞKUN

Mobilyamız Kaç Dolar?

Önce biraz istatistik:

Kayseri ülkemizdeki mobilya imalat sektörü içerisinde yaklaşık %21’lik pazar payıyla İstanbul’la birinciliği paylaşıyor. Zaten Türkiye’deki en büyük 10 mobilya üreticisinin 7 tanesi Kayseri’de bulunuyor. İstihdam yaratma kapasitesine baktığımızda da SGK’nın (2015) istatistiklerine göre yaklaşık 22.000 kişilik çalışan sayısıyla İstanbul ve Bursa’nın ardından mobilya imalatında en çok istihdam sağlayan üçüncü şehir durumundayız. İşletme başına ise en yüksek istihdamı sağlıyoruz. Yani Kayseri mobilya imalatı sektöründe Türkiye’nin en önemli şehirlerinden birisi durumunda.

Öte yandan mobilya imalatının Kayseri ekonomisi için de önemi büyük. Şehrin imalat sanayinde toplam istihdamının %30’u, toplam cirosunun da yaklaşık %25’i mobilya sektöründe gerçekleşiyor.Buna mobilya imalatı sektörünün desteklediği alanları da katarak doğrudan ve dolaylı yoldan yaratılan ekonomiyi hesap edersek şehrin yarısı mobilyadan ekmek yiyor desek yanlış olmaz sanırım.

Bununla birlikte mobilyada Dünya çapında bir tanecik milli markamız bile yok maalesef. En büyük işletmelerimizin yurtdışında tercih edilme sebebi (sanırım) Avrupa’da Türklerin kullanım alışkanlıklarına hitap etmesi, Ortadoğu’da ise pazara yakın olmamız. Dünya’nın en ünlü markaları ya Amerikan, ya İtalyan menşeli. Mobilya ihracatında da Çin, Almanya, İtalya, Polonya, hatta (ABD pazarına odaklanan) Vietnam bile bizden önde, Dünya’da 12. sıradayız. Hızlı büyüyoruz, son 15 yılda mobilya ihracatında Çin’den sonra en çok biz büyümüşüz, en çok mobilya ihracatını da Kayseri gerçekleştirmiş ama yeterli değil. Ülkemizin 2015’teki mobilya ihracatı toplamı 3 milyar Doları bulmazken, sadece IKEA’nın aynı yıl cirosu 32 milyar Dolardan fazla.

Nominal olarak ihracat miktarımızın yanında, ihraç ettiğimiz ürünlerin katma değeri de ne yazık ki düşük. Mobilya ihracatı 10 yıl önce kilogram başına 2 Doların altındayken, şimdi 3,5-4 Dolar seviyesinde. Güzel gelişme fakat İtalya’nın yaptığı mobilya ihracatının ortalama kilogram fiyatı 7 Doların üstünde. Yani aynı işi yapıp bizden iki katı fazla para kazanıyorlar.

İşte bu farkı yaratan ve şiddetle ihtiyaç duyduğumuz unsur MARKALAŞMA. Özellikle mobilya sektörüne bu kadar bel bağlamış bir şehir olarak Kayseri’nin bu konuya acilen eğilmesi lazım. Sadece iç pazara odaklanırsak 20 yıl öncesinin sobacılık sektörü gibi sosyo-ekonomik ve teknolojik değişimlere karşı kırılganlığımız artar. Dış pazarda sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlamak ve yüksek katma değer yaratmak içinse güçlü markalar çıkarmamız ve Türk mobilyacılığının uluslar arası itibarını artırmamız gerekiyor. Ne yazık ki markalaşma reklam ajanslarıyla çözülecek bir sorun da değil. Öncelikle Kayseri’nin mobilya sektöründe kümelenme konusunu şehrin stratejik hedefi olarak belirlemesi gerekiyor. Bu hedefi gerçekleştirebilmek için de ortaklaşa rekabet (co-opetition) anlayışı çerçevesinde stratejik yönetim, titiz AR-GE ve ÜR-GE çalışmaları, birlikte yaratma (co-creation), yetişmiş insan kaynağı, yüksek çalışan memnuniyeti, toplam kalite yönetimi, satış öncesi ve sonrası müşteri memnuniyeti gibi birçok unsuru dikkate alan bir markalaşma yolculuğuna çıkması gerekiyor. Ve fakat bu yolculuğa işletmeler kendi başlarına çıkamaz. Şehrin topyekün bu konuda bir seferberlik başlatması lazım. Hayalim şu: Kayseri bir mobilya şehri olarak Dünya markası olmalı. Dünyanın bir ucunda bir tüketici google’a mobilya yazınca Kayseri, Kayseri yazınca mobilya çıkmalı.

 

Bu köşe yazısı 2240 kez okundu