GÜNCEL:
Yüksel Ayça SEZER

Yüksel Ayça SEZER

Mali ve Ekonomik Suçlar

Değerli Okuyucularımız yeniden merhaba;

Bu sayımızda ekonomik suçların sınırlarını açıklamaya çalışacağız. Türk adalet sisteminde mali suçlar deyimi kullanılırken son zamanlarda buna ekonomik suçlar tabiri de eklenmiştir. Ekonomik suçun çatısını ekonomi hukuku oluşturmaktadır. Ekonomi hukuku da ekonomik düzeni hüküm altına alan ve düzenleyen kurallar bütünüdür. Geniş anlamda ekonomi hukuku, bireyler arasındaki ekonomik ilişkileri yani malların ve hizmetlerin üretim ve paylaşımıyla ilgili bütün faaliyetleri düzenleyen kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır Mali suçlar genel itibariyle suçtan kaynaklanan gelirler, kara para ile mücadele, vergi kaçakçılığı gibi alt başlıklara ayrılmıştır.  Ekonomik suçlar ise nitelikli dolandırıcılık, tefecilik, şike ve teşvik, iflas, güveni kötüye kullanma gibi suçlar olarak ortaya çıkmıştır. Bu suçlar mali ve ekonomik suç olarak çoğu zaman birlikte değerlendirilmektedir.

Ekonomik suçları özellikleri itibariyle kompleks olmaları, organize şekilde işlenmeleri, şiddet içermemeleri ve ekonomik amaçla işlenmeleri olarak ele alabiliriz. Türk Ceza Kanunu’nda 141-168 maddeleri arasında mal varlığı aleyhine işlenen cürümler olarak bu suçların bir kısmının düzenlendiğini görüyoruz. Özellikle TCK 158 nitelikli dolandırıcılık, TCK 157 basit dolandırıcılık en tipik örnekleri olarak ekonomik suçlara örnek gösterilebilir. Yine yolsuzluk suçları olarak kamu idaresinin güvenilirliğine karşı suçlar bölümünde yer alan TCK 247 zimmet, TCK 250 irtikap, TCK 257 görevi kötüye kullanma suçları yer almaktadır. Bu suçlarla ilgili olarak 3628 Sayılı Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Kanunu çıkarılmıştır. Kaçakçılık suçları ise 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5015 Sayılı Petrol Kanunu’nda düzenleme alanı bulmuştur. Yine parada sahtecilik TCK 197 ve devamı, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama TCK 282 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.  Bu suçlar için genel itibariyle hem hapis cezası hem de adli para cezası verilmesi yoluna gidilmiştir. Özellikle 5607 Sayılı Kanun’da hapis ve para cezası birlikte öngörülürken parada sahtecilik suçu için TCK 197 ve devam maddelerinde hapis cezası verilmesi yoluna gidilmiştir.

Bu suçlar için bir kısmına sadece hapis cezası ile cezalandırma yöntemi doğru kabul edilse bile son yıllarda yapılan düzenleme ile basit dolandırıcılık TCK 157, İcra İflas Kanunundaki bazı suçlar, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yer alan bazı suçların Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan uzlaştırma kapsamındaki suçlara dahil edilmişlerdir. Kişilerin mal varlığı itibariyle mağduriyetlerine yol açan bu suçların mal varlığının mağdurun eski haline getirilmesinin sağlanması açısından uzlaştırma kapsamına alınmış olması gelişen toplum ve kişilerin beklentileri açısından uygun olmakla birlikte kara paranın aklanması, vergi usul kanununa muhalefet, parada sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık gibi suçların hapis cezası açısından ağır müeyyidelere bağlanmış olmaları ceza adaleti açısından uygun olduğu değerlendirilmektedir.

Mali ve ekonomik suçlar, işlenişi, toplumda doğurduğu etkileri itibariyle karışık (girift) araştırması, ortaya çıkarılması, yoğun emek ve mesai gerektiren, bilirkişi incelemesi gerektiren suçlardır. Bu suçlar için MASAK benzeri kuruluşların oluşturulması, adliyelerde ve mahkemelerde özel bürolarca soruşturulması ve kovuşturulması ile mümkündür. Ekonomik suçlar sebebi ile özgürlüğü kısıtlayıcı yaptırımlar öngörülmesi tartışma konusu olmuşsa da bir kısım suçlar hariç idari yaptırımlar uygulanmaktadır.

Makalede emeği bulunan Kayseri Cumhuriyet Savcısı Sayın Özgür Yalçın’a teşekkürlerimi sunarım.

Bu köşe yazısı 2439 kez okundu